Bugün  
 
       Türkiye’nin beşinci büyük gölü olarak bilinen İznik Gölündeki aşırı çekilme ürkütücü boyutlara ulaştı. 2008 yaz sezonunun kurak geçmesi ve aşırı sıcaklar nedeniyle buharlaşmanın yanın da zirai sulamanın yoğunluğu zaten eskiden beri süregelen çekilmeyi de tetikleyerek ürkütücü boyutlara geldi. Türkiye’deki göller arasında temizliği ve az kirliliği ile tanınan İznik Gölü, son on yıldan bu tarafa küresel ısınmanın etkisinde kalarak hissedilir bir şekilde çekilmeye devam ediyor. DSİ her ne kadar bu çekilmenin normal olduğunu söylese de, göl havzasındaki yaşayanlar olayın basit bir çekilmeden ibaret olmadığını bunun sıra dışı bir vakıa olarak algılanmasını istediler. Bu nedenle geçtiğimiz ay Dünya Su Sorunlarının tartışıldığı İznik’te İznik Gölünün konuşulmamasını da üzücü buldular. Uzmanlar, Göldeki çekilmenin mevcut hava koşulları nedeniyle normal olduğunu ve bu açığın kış sezonu içerisinde kapanabileceğini belirtmelerine karşın, havzada yaşayanlar bunun tam tersini söylemeye çalışıyorlar. Zira onlar, geçtiğimiz sezondaki yağışların bir evvelki çekilmeyi bile doldurmadığını belirterek uzman açıklamalarına karşı, günlük yaşamdaki izlenimlerini ortaya koyuyorlar.  Bu nedenle göllerinin kendileri için bir yaşam kaynağı olduğunu belirten Göl Havzası yaşayanları İznik Gölünün de bir Tuz Gölü olmaması için şimdiden gerekli ciddi tedbirlerin alınmasını istediler.

Bu nedenle havza içinde faaliyet gösteren Cargıll’in denetlenmesinden tutun, Gölden bir zamanlar Gemlik ve diğer yörelere alınan sularla Sulama Birliklerinin bilinçli sulamaya yönelik çalışmalarına kadar denetim mekanizmalarının kurulmasının faydalarını dile getirdiler. İznik Gölünde çıplak gözle zemin konumlarına göre geçen yılki çekilme noktasından itibaren şimdilik 10 ila 100 metre arasında bir çekilme yaşanıyor. Kirlenmede ise, yine geçen yıla oranla farklılık gözleniyor. Diğer taraftan İznik Gölünün doğasal yapısının Başta Belediyeler eliyle yok edildiğinin de altı çiziliyor.  Belediyelerin vatandaşlara “Temiz Sahil sunma adına birçok yaşam alanlarını yok ettiğine değinen havzalılar, “Göl varsa sazlıkta mutlaka olacaktır. Sazlıklardaki yaşam göldeki hayatın varlığını ortaya koyar. Ancak Önce Belediyeler sonra da vatandaşlar aracılığı ile sazlıklar tam anlamıyla imha edilmeye devam ediyor. Her geçen sene burada yaşayan binlerce kuş ve diğer hayvan türünün yok olması insan eliyle yapılıyor”  diyerek, göldeki su sorunuyla bu sorunun ayrı tutulamayacağını belirttiler. 

 
 
Bu haber 5591 kez okunmuştur.