TESPİT VE ÖNERİLER
Müdürlerin rotasyonuna dava açılabilecek hususlar nelerdir?
1-“il içinde” ibaresi nedeniyle değişikliğin uygulanması sırasında herhangi bir geçiş süreci öngörülmediğinden okul müdürleri zor durumda bırakılmaktadır. Eşlerin işleri, ikamet edilen ev, çocukların okulları gibi sebeplerle Aile bütünlüğü bozulabileceği nedeniyle iptali istenilebilecektir.
2-“daha üst tipteki eğitim kurumları” ibaresinde ise örneğin bu ibarenin; B tipi eğitim kurumu müdürünün A tipi eğitim kurumunu tercih etmesine olanak tanıyacağından puanlarının da yüksek olması durumunda A tipi Eğitim Kurumuna atanabilecek durumunda olması o kurumu tercih edebilecek A tipi eğitim kurumu müdürünün atanmasına engel olunacağı nedeniyle (kurum müdürlerinin aynı tip kurumları tercih edebilmesi için) iptali istenilebilecektir.
3-“Bilgisayar Kurası” ifadesinin iptali için Türk Eğitim Sen dava açtığından bu konuda dava açmaya gerek kalmamıştır, açılan dava zaten devam etmektedir.
Müdür rotasyonunda tavsiyelerimiz.
1- Öncelikle bulunduğu yerleşim yeri dışına atanmak istemeyen kurum müdürlerinin yerleşim yeri dışında tercihte bulunmamaları gerekmektedir. Eğer kendileri yerleşim yeri dışında tercihte bulunup ta buraya atanmaları halinde kendi istekleri ile yerleşim yeri dışında atandıkları için açacakları davaları kazanmaları zor görünmektedir.
2-Bulunduğu Kurumu değiştirmek istemeyen kurum müdürleri hiç tercihte bulunmayarak bilgisayar kurasına girmeli, bilgisayar kurasına açılan davayı beklemeli veya kendisi bireysel dava açmalıdır.
3-Bilgisayar kurası ile yerleşim yeri dışına atanan kurum müdürleri “il içinde” ibaresi nedeniyle Aile bütünlüğü bozulduğu için dava açmalı veya bu konuda sendikaların dava açması halinde dava sonucunu beklemelidir.
4-Kurum müdürü kendisinin tercih ettiği kuruma daha alt tipteki eğitim kurumu müdürünün atanması halinde “daha üst tipteki eğitim kurumları” ibaresi nedeniyle hak mahrumiyetine uğradığı için dava açmalı veya bu konuda sendikaların dava açması halinde dava sonucunu beklemelidir.
Bakanlık yönetmelik değişikliğine giderek 5 yıl şartını 8 yıla çıkarmalı, “il içinde” ve “daha üst tipteki eğitim kurumları” ibareleri yönetmelikten çıkarmalı ve “Bilgisayar Kurası” yerine ikinci tercih hakkı vermelidir.
1-Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü zorunlu müdür atamalarını tarihinde açmıştır.Şu tarihte 17.15 te bitirmiştir.Elektronik ortamda yapılan başvurulara müracatım bir reddet başvuru yap işlemi esnasında süre bittiğinden yapılamamıştır.oysaki öğretmenlere yapılan son iki başvuru uzatılmıştır.Öğretmenlere verilen süre uzatması,zorunlu bir yer değiştirmede müdürlere verilmemiştir.
2-Konu ile ilgili tutanak ve evraklar diğer müdür başvuruları ile gönderildiği halde kabul edilmemiştir.Kabul edilseydi tercihlerim arasından İznik Çok Programlı Lise ye müdür olacaktım.
3-Komisyon kararı ile başvurularım arasından değil,başvuru yapmadığım bir yer olan Elbeyli İlköğretim Okulu’na tayinim yapılmıştır.
4-Başvuru yapmadığım yerler arasında İznik İmam Hatip Lisesi İznik içinde boş olduğu halde,İznikten 10 km uzak bir belde tercih edilmiştir.
5-Benim tercihim değil komisyonun tercihi ile zorunlu yer değiştirmem yapıldığı için,Selçuk İlköğretim Okulu’ndan Elbeyli ilköğretim Okulu’na yapılan zorunlu yer değiştirmemin durdurulmasını ve iptalini talep ediyorum.
6-Veya sadece elektronik ortamda başvurum geçerli sayılmadığı için benden daha düşük puanla atama yapılmıştır.Benim tercihlerim arasında yer alan Çok programlı Liseye atamamın yapılmasını istiyorum.
7-Benim isteklerim dışında yapılan tayinin yok sayılmasını ve isteklerimin tekrar alınmasını istiyorum.
8-Ben Selçuk İlköğretim Okulu’na 2005 yılında atandım.2009 yılında çıkan bir yönetmelikle geriye dönük 5 yıl uygulaması yapılmıştır.Kazanılmış haklara müdahale olduğundan,zorunlu müdür atamamın iptali gerekmektedir.
Saygılarımla…
İsmet ERTÜRK
Selçuk İlköğretim Okulu Müdürü
DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA SUNULMAK üZERE
…………………….İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI : …
İsmet ERTÜRK………………………… (TC.Kimlik No:36727058536…………..)
Selçuk İlköğretim Okulu Müdürü –
DAVALI : Milli Eğitim Bakanlığı-Personel Genel Müdürlüğü
ANKARA
TALEP KONUSU : Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan Personel Genel Müdürlüğünün, 23.06.2010 tarih ve 1872/31131 sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağını oluşturan Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 15.09.2009 tarih ve 2009/73 sayılı genelgesinin 10/b maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebidir.
TEBLİĞ TARİHİ : 23.06.2010
DAVA KONUSU DİLEKÇE ÖZETİ : 13/08/2009 tarih ve 27318 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin “MADDE 22 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde eğitim kurumu müdürlerinden bulundukları eğitim kurumunda beş yıllık çalışma süresini tamamlayanların görev yerleri, il içinde aynı veya daha üst tipteki eğitim kurumları olacak şekilde tercihleri dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek-2 Yönetici Değerlendirme Formu üzerinden yapılacak değerlendirme sonucu puan üstünlüğü esasına göre değiştirilir.
(2) Görev yapmakta oldukları eğitim kurumunun niteliğine ve durumlarına uygun atanabilecekleri eğitim kurumu bulunmayanların atamaları bir sonraki zorunlu yer değiştirme döneminde yapılır.
(3) Zorunlu yer değiştirmeye ilişkin yapılacak duyurular üzerine bu kapsamda bulunan yöneticiler bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek-1 Yöneticilik İstek Formu ile en fazla on eğitim kurumunu tercih etmek suretiyle başvuruda bulunurlar. Başvuruda bulunmayanların zorunlu yer değiştirmeleri durumlarına uygun ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarından birine yapılır. Tercihlerinden birine atanamayanların atamaları boş bulunan eğitim kurumu yöneticiliklerine bilgisayar kurası ile yapılır.
(4) Zorunlu yer değiştirmelerde beş yıllık çalışma süresinin hesaplanmasında o yılın temmuz ayının ilk günü esas alınır.”
Yine aynı yönetmeliğin Geçici Madde 1. Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte eğitim kurumlarında asaleten yönetici olarak görev yapanlar bu görevlerine devam ederler. Ancak, farklı kurumlara ya da yönetim kademelerine atanmak isteyenler bu Yönetmelik hükümlerine tabidir.şeklindedir.(EK-1)
Bu yönetmeliğin yayınlanmasının akabinde yine Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU imzalı 2009/73 sayılı genelge ile yönetmelik ile ilgili düzenlemeler yapılarak, bu genelgedeki 10. maddenin b) bendi zorunlu yer değiştirmelerin 2010 temmuz ve ağustos aylarında yapılması şeklinde ifadede bulunularak yönetmeliği düzenleyici bir işlem yapılmıştır.(EK-2)
Yine bu genelgenin peşinden Personel Genel Müdürlüğünün, Genel Müdür Necmettin YALÇIN imzalı, 23.06.2010 tarih ve 1872/31131 sayılı yazısı(EK-3) ile tekrar bir düzenleme yapılarak zorunlu yer değişikliği süreci başlatılmıştır.Bu yazıya göre 2010 temmuz ve ağustos aylarında zorunlu yer değiştirme yapılmasında ısrar edilmektedir. Okul Müdürü olarak, İdarece yapılmaya çalışılan zorunlu yer değiştirme uygulamasının yasal olmadığı kanısındayım.Bu kanaatimle ilgili tüm yasal dayanaklarım ve gerekçelerim açıklamalar bölümünde ele alınmıştır.
Aşağıda bahsettiğim gerekçelerin dikkate alınarak idarenin yayınlamış olduğu düzenleyici olan, (EK-3) 23.06.2010 tarih ve 1872/31131 sayılı yazısı ile uygulanmak istenen zorunlu yer değiştirme işleminin, hukuka aykırılık teşkil etmesi ve telafisi imkansız zararlar doğuracağı dikkate alınarak yürütmesinin durdurularak, iptaline karar verilmesini talep etmekteyim. Akabinde bu işlemin dayanağını oluşturan Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 15.09.2009 tarih ve 2009/73 sayılı genelgesinin 10/b maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması yüce mahkemeden talebimdir.
AÇIKLAMALAR :
1) 13.08.2009 tarih ve 27318 sayılı Resmi Gazetede 29.08.2009/27334 RG, 10.09.2009/27345 RG,15.05.2010/27582 RG ek ve Değişiklikler ile yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Ve yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin;
“MADDE 22 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde eğitim kurumu müdürlerinden bulundukları eğitim kurumunda beş yıllık çalışma süresini tamamlayanların görev yerleri, il içinde aynı veya daha üst tipteki eğitim kurumları olacak şekilde tercihleri dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek-2 Yönetici Değerlendirme Formu üzerinden yapılacak değerlendirme sonucu puan üstünlüğü esasına göre değiştirilir.
(2) Görev yapmakta oldukları eğitim kurumunun niteliğine ve durumlarına uygun atanabilecekleri eğitim kurumu bulunmayanların atamaları bir sonraki zorunlu yer değiştirme döneminde yapılır.
(3) Zorunlu yer değiştirmeye ilişkin yapılacak duyurular üzerine bu kapsamda bulunan yöneticiler bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek-1 Yöneticilik İstek Formu ile en fazla on eğitim kurumunu tercih etmek suretiyle başvuruda bulunurlar. Başvuruda bulunmayanların zorunlu yer değiştirmeleri durumlarına uygun ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarından birine yapılır. Tercihlerinden birine atanamayanların atamaları boş bulunan eğitim kurumu yöneticiliklerine bilgisayar kurası ile yapılır.
(4) Zorunlu yer değiştirmelerde beş yıllık çalışma süresinin hesaplanmasında o yılın temmuz ayının ilk günü esas alınır.”
Yönetmeliğin bu maddesinden hareketle bu yönetmelik hükümlerince atamaları yapılmayan okul müdürlerine zorunlu yer değişikliği uygulanmaktadır. Bu yönetmelik 2009 Ağustosunda yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve 22. maddesinin ilk cümlesi “Bu yönetmelik hükümleri çerçevesinde” diye başladığı halde şu anda bu yönetmelik hükümlerine tabi atananlar ancak 2015 temmuz-ağustos aylarında zorunlu yer değişikliğine tabi tutulacaklardır. Çıkarılan yönetmeliklerin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işlerlik kazandığı, hiçbir kanun ve yönetmelik maddesinin geriye dönük uygulanamayacağı hukuk kuralı olup, uygulanması durumunda hukuka aykırılık teşkil edecektir.
Yine belki yönetmeliğin hukuk tarafından tamamen iptal edilebileceği düşünüldüğünden olacak ki;“GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte eğitim kurumlarında asaleten yönetici olarak görev yapanlar bu görevlerine devam ederler. Ancak, farklı kurumlara ya da yönetim kademelerine atanmak isteyenler bu Yönetmelik hükümlerine tabidir.” Şeklinde madde konulmuştur. Bu geçici madde ile bu yönetmelikten önce asaleten yönetici olarak görev yapanların kanuni hakları korunmuştur. Yine bu geçici maddeye göre “ancak” kelimesi ile bağlanan cümle ile bu yönetmelikten sonra yönetici olarak farklı bir göreve atanalar 5 yıllığına atanacağını kabul etmişler ve yönetmelik hükümlerine tabii olmuşlardır. Yine buradan hareketle, Benim Müdür olarak atandığım dönemdeki yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmem gerekir. Zorunlu yer değişikliği hükmü bu yönetmelikle getirildiği için, bu yönetmelik yayınlanmadan önce asaleten yönetici olarak görev yapanlar zorunlu yer değiştirme kapsamında tutulmamalıdır. Anayasamızın temel kurallarından biri olan ve bizlere verilen hakların korunması ve geri alınamaz hükmünün dikkate alınması gerekir. Bizlere atandığımız dönemdeki yönetmeliklerle verilen hakların korunması hukukun teminatı altındadır. Ne bir kimse, nede Atandığımız dönemdeki Yönetmelik bana müdür olurken seni 5 sene sonra zorunlu yer değişikliğine tabi tutacağım demedi. Ama şimdi diyor ki; siz bırakın bu görevleri, ben istediğimi bu görevlere getireceğim. Atandığım dönemdeki yönetmelik hükmüne tabi tutularak müktesep haklarımın korunması ilkesine bağlı kalınması gerekmektedir.
2) Okul Müdürlüğü 657 sayılı DMK 88.maddesine göre, “İkinci görev verilecek memurlar ve görevler” kısmında Devlet memurlarına esas görevlerinin yanında; d) maddesinde Öğretmenlere; okul ve enstitü müdürlüğü, başyardımcılığı ve yardımcılığı görevleri. İkinci görev olarak yaptırılabilir. Bu madde kapsamında 1.görevimiz öğretmenliktir.2.Görevimiz ise okul müdürlüğüdür. Okul Müdürlüğü eğitim-öğretim hizmetleri sınıfında bulunmaktadır. Müdürlere hiçbir yan ödeme, makam tazminatı veya herhangi bir adla bir ek ödeme yapılmamaktadır. Bu nedenle aynı öğretmenler gibi değerlendirilerek müdürler de isteği dışında bir yerde çalıştırılamaz. Eğer okul müdürünün 5. yılda bir zorunlu yer değiştirilmesi yapılacaksa, tüm müdür başyardımcıları, yardımcıları ve öğretmenlerinde zorunlu yer değiştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, 657 Sayılı DMK’nun 88.maddesine göre 2.görev alan tüm memurlara da uygulanması gerekemez mi? MEB, Genel İdari Hizmetler Sınıfındaki kadroların da yer değiştirilmesi gerekmez mi? Bu kadrolardaki kişiler 657 Sayılı DMK’nun 88.maddesinde göre 2.görev kapsamında görev yapmazken neden 5 yıllık zorunlu yer değiştirilmeye tabi tutulmuyor? Bunları kadroları asildir. Torba kadroları vardır. Okul Müdürünün kadrosu ÖĞRETMENDİR. Kadrosu öğretmen olan tüm eğitim-öğretim hizmetleri sınıfındaki çalışanların 5 yıllık zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulması gerekir. 5 Yıllık zorunlu yer değiştirme yapılacaksa herkese yapılsın. Yoksa sadece okul müdürlerine uygulanması hukuki olmaz. Neden sadece okul müdürünün rotasyona tabi tutulduğu, arka planda var olan gerekçenin de ortaya konulması hukuki olmaz mıydı? Rotasyonun okul yerleşkesinde sadece okul müdürüne uygulanmasının, diğer okul çalışanlarına da uygulanmaması adaletle bağdaşır mı?
3)Bakanlığın rotasyonu uygulamaya koyarken gerekçesini ortaya koyması gerekirdi. Eğer başarıyı artırmak isteniyorsa, Günah keçisi sadece okul müdürleri midir? Okul Müdürünün rotasyona tabi tutulması, diğer Milli Eğitim Bakanlığı personelinin ise böyle bir rotasyona tabi tutulmaması hukuki midir? Neden İl Milli Eğitim Müdürleri, İl ve İle Milli Eğitim Şube Müdürleri, İl ve İlçe Şefleri rotasyona tabi tutulmuyor? Adalet ve hukuk var ise, her kese zorunlu yer değiştirme yönetmeliğinin çıkarılması gerekir.Tüm var olan sorunların kaynağı sadece okul müdürü müdür? Diğer tüm Milli Eğitim yöneticileri en başta başarılı mı sayılıyor? Bu durum hukuki midir? Okul Müdürü Milli Eğitim Bakanlığı hiyerarşisinde en alt kademede gibi bir yerde bulunurken, zorunlu yer değiştirme işlemine tabi tutulması manidar bir durumdur. İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 60.maddesine göre, “İlköğretim okulu, demokratik eğitim-öğretim ortamında diğer çalışanlarla birlikte müdür tarafından yönetilir”der. Bu maddeye göre, okulu sadece okul müdürü yönetmediği aşikârdır. Yönetmelikte yapılan değişiklikle, sadece okul müdürü rotasyona tutulması hukukla ve Anayasanın eşitlik ilkesi ile bağdaşmaz.
4) Eğer İLSİS ortamında ve puan üstünlüğüne göre yer değiştirme uygulanacaksa, başarılı bir okul müdürü olup, 5 yıllık okul müdürlüğü hizmeti olan birisi ile 20 yıl okul müdürlüğü hizmeti olan ve başarısız olan bir kişi aynı anda bir okul müdürlüğünü istese, doğal olarak 20 yıllık okul müdürlüğü olan kişi atanacaktır. Burada 5 yıllık okul müdürlüğü hizmeti olan ve başarılı kişi cezalandırılmış olmaz mı? Kriterler net ve açık olmalı. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu öncelikle net olarak işletilmeli, başarısız olan okul müdürleri elenmelidir. Ayrıca, çok başarılı bir okul müdürünü zorunlu yer değiştirmeye tabi tutularak kötü bir iklime sahip okula atanması bir caza sayılmaz mı? Bununla beraber kötü bir iklime sahip bir okul müdürünün ve başarısız bir okul müdürünün iyi ve güzel bir iklime sahip okula atanması, o okul(okul-öğrenci-öğretmen) için bir ceza ve o okul müdürü için bir ödül olmaz mı? Bunların değerlendirilmesini Bakanlığın tam olarak yapmadığı ortada. Yapmış olsa idi yer değiştirmede uygulanacak değerlendirme belgesinde bulunan kriterlerde başarılı yöneticiyi koruyacak, ödüllendirecek maddeler konulması gerekirdi. Mesela toplam kalite yönetimi kurallarından birisi olan müşteri kabul edilen ve okulun paydaşları, Öğretmen,öğrenci ve veli değerlendirme kriterlerinde neden hiç yer almamaktadır. Yine okul tiplerinin belirlenmesine esas olan kriterlerin objektif olmadığı,okulun başarısı ve eğitim bölgesinin özelliklerininde (nüfus-gelir düzeyi-belediye hizmetleri vb.) dikkate alınmamıştır. Bu değerlendirme kriterleri ile yapacağı rotasyonla İdare, Kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleşmesi için işi ehline verme kuralını nasıl yerine getirecek.
5) Eğitim çalışanlarının rotasyon konusunda farklı düşünceler içerisinde olduğunu biliyoruz. Bir kısım eğitim çalışanları müdürlerin görev yeri değişsin de nasıl değişirse değişsin anlayışı içerisinde iken, diğer bir kısmı ise rotasyonun yandaş kayırma amacı ile yapıldığına inanmaktadır. Bence de bir okul müdürü onlarca yıl aynı yerde görev yapmamalı. Bu yanlıştır. Ancak, 5 yıl kısa bir süredir.Neden 8- 10 yıl değil de 5 yıl olduğu gerekçesi bilinmelidir. Pedagojik nedenini bilmek gerekir. Bir İlköğretim Okulu Müdürünün 1. sınıfa kaydettiği bir öğrencisinin ancak 8 yıl sonra mezun olduğunu görebileceğini düşündüğümüzde, bu sürenin 8-10 yıl şeklinde değiştirilmesi daha akılcı ve verimli olacaktır. Bizim inancımıza göre, okul müdürleri her ne şekilde yer değiştirilirse değiştirilsin, yeter ki değiştirilsin şeklinde bir görüş ve uygulama asla olmamalıdır. Bu ülkeye yıllarca hizmet etmiş insanları kaldır at şeklinde bir uygulama ile kıyıma uğratmak, sindirmek, siyasallaştırmaya çalışmak zorunlu yer değişikliği uygulamasının temel maksadı gibi gözükmektedir. Hiç bir okul müdürünün rotasyon uygulamasına karşı olduğunu zannetmiyorum. Rotasyon sağlam kriterlere bağlanmalı ve uygulanmalıdır. Danıştay rotasyon uygulayan kurumlarla ilgili önceki kararlarında, görev süreleri ve bu sürenin sonunda atanılacak yeni görevler belirlenmeli ve memurun net olarak önceden bilgilendirilmesi sağlanmalıdır demiştir. Rotasyon yapılırken, ömrünü bulunduğu kurumların kalkınmasına harcamış, zamanını okulunun başarısı uğrunda kullanmış, dürüst ve namuslu olmayı hayatının merkezine koymuş insanlarla, başarısız insanlar mutlaka ayırt edilmelidir. Yönetmelik bu ayrımı sağlamalıdır.
6) Bakanlığın Yönetmelikten sonra yapmış olduğu uygulamalarla ve düzenleyici yazılarla yönetmelikle vermiş olduğu bazı hakları ortadan kaldıran çalışmalarının olması, zorunlu yer değişiklikleri ile ilgili kafalarda soru işaretleri doğurmuştur. Örneğin, Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin “Yönetici olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 8.maddesi,2. fıkrasındaki; “2) Fen liseleri ve sosyal bilimler liseleri yöneticiliklerine, bu eğitim kurumlarına Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ile Her Türdeki Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına Dair Yönetmeliğe göre seçilerek öğretmen olarak atanıp, görev yapan ya da bu eğitim kurumlarında görev yaptıktan sonra herhangi bir nedenle ayrılmış olmakla birlikte yeniden bu eğitim kurumlarına sınavsız atanabilme hakkını kaybetmemiş olanlar arasından atama yapılır.” hükümler,
3. fıkrasındaki; “(3) Bilim sanat merkezleri yöneticiliklerine öncelikle bu eğitim kurumlarına seçilerek öğretmen olarak atanıp, görev yapan ya da bu eğitim kurumlarında görev yaptıktan sonra herhangi bir nedenle ayrılmış olmakla birlikte yeniden bu eğitim kurumlarına sınavsız atanabilme hakkını kaybetmemiş olanlar arasından atama yapılır.” hükümler ve 4. fıkrasındaki; “4. fıkrasındaki “(4) Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen şartları taşıyan aday bulunamaması durumunda bu fıkralarda sayılan eğitim kurumlarına diğer eğitim kurumlarında görev yapan adaylar arasından da atama yapılabilir. Bu şekilde ataması yapılanlar atanmış oldukları eğitim kurumu yöneticiliğinden ayrılmaları halinde durumlarına uygun eğitim kurumlarına öğretmen olarak atanırlar. Bu eğitim kurumlarına yönetici olarak bu şekilde atanmış olanlar bu eğitim kurumlarından başka bir yönetim kademesine atanmak istemeleri ya da bu eğitim kurumları arasında yer değiştirmek istemeleri hâlinde bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinde belirtilen genel şartları taşımaları gerekir.” hükümleri ile; Fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ile bilim sanat merkezleri yöneticiliklerine ilgili mevzuatına göre seçilerek öğretmen olarak atanıp, görev yapan ya da bu eğitim kurumlarında görev yaptıktan sonra herhangi bir nedenle ayrılmış olmakla birlikte yeniden bu eğitim kurumlarına sınavsız atanabilecek olanlara başvuru hakkı tanınmış olup bu eğitim kurumlarının yöneticiliklerine aday bulunmaması halinde ise diğer eğitim kurumlarında görev yapan adaylara atanma hakkı verilmiştir. Ancak idare tüm bunları yok sayarak daha önce yapılan sınava dayalı ve isteğe bağlı yer değiştirme dönemlerinde yayınladığı kılavuzlarla bu yöndeki atama taleplerini geri çevirerek, tamamen hukuksuz ve siyasi nedenlerle bu kurumlara başvuruları reddetmiştir. İdare başlatmış olduğu işlemle samimi ve iyi niyetli değildir. Bu yönetmelik ile ilgili uygulamaları düzenleyici nitelikte yayınlanan ve yürütmesinin durdurulması ve iptalini talep ettiğimiz (EK-3) yazının içeriğine baktığımız zamanda idarenin bazı türdeki okullarla ilgili yapmış olduğu açıklamalarda, yönetmeliğe aykırı olarak atanma şartlarını değiştirme yoluyla bir kısmın önünü açarak, bir kısmının da adaletsiz bir uygulama ile önünü tıkama yoluna gidiyor. Bakanlık bundan önceki atamada 25.05.2010 tarihli klavuzda bu tür bazı kurumlarla ilgili başvuruları bu dönem kabul edilmeyecektir gibi anlamsız bir cümleyle reddetmiş ve başvuruları değerlendirmeye dahi almamıştır. Bu uygulama ile vekaleten bu kadrolarda oturtulan ahbap-çavuş ilişkilerle bu makamlara getirilen özellikle siyasi dostlar kayırılarak görevlendirmelerinin devamı sağlanmıştır. Bu tür bazı hilelerle idarenin kasıtlı adaletsizlikler yapmasının önü kesilmeden yapılacak rotasyonun, büyük bir kıyıma yol açacağı kesindir.
7) Bu yönetmelik ile ilgili uygulamaları düzenleyici nitelikte yayınlanan ve yürütmesinin durdurulması ve iptalini talep ettiğim (EK-3) yazının içeriğine baktığımız zaman bazı olumsuzluklar, mağduriyetler ve adaletsizliklerin yaşanacağı şimdiden gözükmektedir. Örneklerle açıklayacak olursak, bunlar;
Örnek 1. Merkezin ortasında bir A tipi Kurum ve Okul Müdürü, merkezden 100 km uzaklıkta bir ilçenin bir okuluna hatta köyüne bilgisayar kurası veya idarenin boş bulunan A tipi bir okul veya kurumlara ataması şekliyle gönderilebilmektedir. Yürütmesinin durdurulması ve iptali istenen (EK-3) yazıya göre zorunlu yer değişikliği il içerisinde yapılacaktır denilmektedir. Belediye Mücavir alanları içerisinde uygulanması şeklinde bir ibare olması gerekirdi.Bu şekilde yapılacak atamalarda aile bütünlüklerinin bozulacağı, yerleşik düzenin değişeceği, sosyal çevre değişimi ile oluşabilecek uyumsuzluklar ve mağduriyetler oluşacağı bir gerçektir. Zorunlu yer değişikliklerinin ayrı ayrı her belediye mücavir alan içerisinde sınırlandırılması ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır.
Örnek 2. Yönetmeliğin Değerlendirme ölçütleriyle; kendi okulunu SBS de il genelinde zirveye çıkarmış, İlin en çok talep edilen okulu yapmış sınavla atanan 8 yıllık, hem de yönetim alanında yüksek lisans sahibi bir okul müdürü ile tamamen başarısız olmuş, okulunu 3000 öğrenciden 300 öğrenciye düşürmüş hangi kriterle ataması yapıldığı dahi hatırlanamayan, 30 yıllık okul müdürü aynı yönetmeliğin aynı kriterlerine göre zorunlu yer değişikliğine tabii tutuluyor. Sonuçta ne mi olur? 30 yıllık başarısız okul müdürü puanlamada en yüksek puanı alır(30x1,68=50,4) istediği okula yani 8 yıllık müdürün bıraktığı okula müdür olur. O okul ne hale gelir siz değerlendirin. Peki başarılı okul müdürü nereye gider? Muhtemelen bir köy veya mezra okuluna müdür olabilir çünkü sadece 8 yıllık okul müdürlüğü olduğu için (8x1,68=13,44) puanı çok azdır. Böylece bir okulun daha yok olmasının önü açılır.
Örnek 3. Birleştirilmiş sınıflı bir ilköğretim okulunda 30 yıldır çalışan tek öğretmenli ve 14 öğrencili bir okulun müdür yetkili bir öğretmeni puanlamada C tipi okul müdürlüğü yapmış sayılarak, İl veya İlçe merkezinde çalışan 30 öğretmenli 500 öğrencili bir C tipi okul müdürü ile denk kabul ediliyor. Böyle bir adaletsizlik olabilir mi? Zorunlu yer değişikliği uygulandığında 30 yıllık Müdür yetkili öğretmen puanları toplayarak İl Merkezinin en büyük okuluna müdür olabilmekte çünkü puanlamada herkesin önüne geçebilecektir. Kurumlar arasında denklikler net belirlenmemiş olup herkesin her yere adaletsiz bir şekilde atanabilecekleri bir yönetmelik oluşturulmuştur.Kariyer ve liyakat hiçbir şekilde ön planda tutulmamıştır.
Örnek 4. Puanı en yüksek olan müdür 63 yaşındadır. İlin en gözde ve başarılı okuluna puan üstünlüğü ile gelir.2 yıl sonra yaş haddinden emekli olur. Rotasyonla İlimizin nerdeyse tamamı aynı anda rotasyona uğradığı için atanacak müdür ortada bulunamayacak ve siyasal atamalar yani kadrolaşmalar başlayacak. Bu örnek şu şekilde çoğaltılabilir; yeni atandığı yerini beğenmeyen yaşlı müdürlerimizin emekli olması, Aile bütünlüğü bozulacağı için ilçeye atanan müdürün istifa ederek asli kadrosu olan öğretmenliğe dönmesi, Oğlu yada Kızı o Belediye sınırı içerisinde eğitim alan, aile fertlerini bırakamayan ve daha bir çok örneklerle görevi bırakmak zorunda bırakılan müdür örnekleriyle dolacaktır. Müdür kıyımları oluşturulacak ve kadrolar boşaltılacaktır. Sonrası malum.
8) Bir okulda 5 yıl çalışacağını bilinen bir okul müdürü ile ilgili kamu yararına olmayan bir çok olumsuzluk oluşabileceği de dikkate alınmalıdır. Bir okulda 5 sene sonra gideceği bilinen bir müdür kurumunda ne kadar uzun vadeli bir proje düşünebilir? Ne kadar otorite sağlayabilir? Eğitim uzun bir süreç isteyen ve ürünün alınması için uzun bir süre gereken çalışmalar ister.Uzun vadede alınması gereken kararlara ihtiyaç duyar. 5 yıl sonra gideceğini bilen müdür günü kurtarmak için çalışacak veya hiç çalışmayacaktır. Okul iklimi de bu müdüre uyar ve okul durağan bir hale gelir. Buda yapılan düzenlemenin Kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınmadan yapıldığını açıkça göstermektedir.
9) Bilgisayar Kurası ile atama yapılması hukuki midir? Yargının ve tüm kamuoyunun yakından bildiği üzere daha önce de rotasyon yapılmak istenmiş ancak konuyu yargıya taşıyarak, rotasyonun bu şekilde uygulanmasının haksızlıklar doğuracağı gerekçe göstererek rotasyon uygulamasını durdurulması sağlanmıştı.Yönetmeliği dikkatle incelediğimizde, ilk göze çarpan BİLGİSAYAR KURASI ifadesi olmaktadır. Uygulama şöyle olacak, önce rotasyona tabi okul müdürlerine 10 okul tercihi hakkı verilecek, bu tercihlerine yerleşememeleri halinde yer değiştirmeleri BİLGİSAYAR KURASI ile yapılacak. Bilgisayar kurası ile yer değiştirme ne kadar adil olacaktır? Bilgisayar kurası başarılı ile başarısız olan yöneticileri ayırt edecek midir? Bilgisayar kurası ile kapalı kapılar arkasında verilen kararlar mı hayata geçecek, yine yandaşlar mı korunacaktır? Yandaş olmayan, yıllarca namusuyla, şerefiyle çalışmış insanlar hiç de hak etmedikleri yerlere mi tayin edilecektir? Memurların kanunla verilmiş haklarından biri olan becayiş uygulaması dahi düşünülmemiştir. Müdürlerin karşılıklı yer değiştirmeleri bile engellenmekte olup rotasyon, İdarenin taktir hakkına ve akabinde bilgisayar kurasına emanet edilmiştir.
10) Milli Eğitim Bakanlığının Zorunlu yer değişikliği ile ilgili daha önce yapmaya çalıştığı Yönetmelik uygulamaları ve bazı illerde yaptığı zorunlu atamalar en sonunda 2006 yılında Danıştay’ın o dönemdeki yönetmeliği iptali ile sonuçlanmıştır. 2006 yılında Danıştay, Kurum Müdürlere 3 tercih yaptırılarak, tercihlerine atanamayanları, İdarenin uygun gördüğü yerlere atamak şeklinde olan uygulamasının İdareye sınırsız taktir hakkı tanımasının yasal olmadığı gerekçesi ile dönemin yönetmeliğini iptal etmişti.Şu anda yapılacak zorunlu yer değişikliğinde; 10 tercih yaparak tercihlerine atanamayanları bilgisayar kurası ile atamakta ve tercihte bulunmayanları da ihtiyaç bulunan boş eğitim kurumlarına idarenin atamasından bahsetmekte olup, idareye sınırsız taktir hakkı tanımıştır. İdareye tanınan taktir yetkisinin kullanılmasında mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmetin gerekliği ile sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabii bulunduğu, idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Sözü edilen taktir yetkisi kamu yararına ve hizmet gerekleri dikkate alınarak kullanılmayacağı yapılan uygulamalardan anlaşılmaktadır.Yönetmeliği düzenleyici olarak çıkarılan genelge ve devamında yapılan işlemlerden bunun iyi niyetle kullanılmayacağı açıkça gözükmektedir.İdare, yapmaya çalıştığı bu uygulamalarla mahkeme kararlarını dikkate almamakta ısrar ederek, Taktir hakkını sınırsızca kullanmaya çalışmaktadır.
SON TAHLİL : Milli Eğitim Bakanlığının daha öncede yayınladığı yönetmelikle bazı illerde uyguladığı zorunlu yer değiştirme çalışmalarının yargıya taşınan tüm davalarını MEB kaybetmiş ve dönemin yönetici atama yönetmeliği 2006 yılında Danıştay tarafından iptal edilerek hukuki süreç sona erdirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı 2006 yılında denediği ve yargıdan dönen, uygulayamadığı Kıyım hareketini tekrar sahneye koymuş ve ISRARLA uygulayacağını ve HUKUK TANIMADIĞINI ilan etmiştir. Bu güne kadar ki ısrarlarından anladığımıza göre, Milli Eğitim Bakanlığını (EK-3) yazısı ile başlatmış olduğu zorunlu yer değişikliği için, Genel Düzenleyici bir işlem ortaya koyarak, bu işlemle getirilen yeni durum, Okul ve Kurum Müdürlerine uygulandığında, eşitlik ve objektiflik kuralları çerçevesinde hareket edecek, hukuka bağlı düzenleme olmadığı gibi uygulayacak bir idareye de sahip olmadığımız düşüncesi tarafımdan değerlendirilmektedir. İdarenin bu işleminden tarafıma doğuracağı bir zarar oluşmadan, bu haliyle uygulanamayacağına inandığım, Milli Eğitim Bakanlığının (EK-3) yazı ile başlatmış olduğu zorunlu yer değişikliği, çalışma hayatımda ve işyerim olan okulda bir kaos ortamı doğurmadan, bireysel mağduriyetler oluşmadan, yine bireysel mağduriyetler sonucunda bireysel hukuk mücadeleleri başlamadan ve gereksiz zaman ve iş kaybı oluşmadan, hukuka aykırılık teşkil etmesi de dikkate alınarak Yüce Mahkemenize müracaat etme gereği doğmuştur. Taktir şüphesiz yüce makamınızındır.
HUKUKİ SEBEPLER : Anayasa, 657 sayılı DMK ve ilgili tüm yasal mevzuat.( RESEN YER DEĞİŞTİRMELERİN BELEDİYE SINIRLARININ DIŞINA TAŞMASI..) İstek dilekçesinin dikkate alınmaması,
SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda arz ve izahına çalıştığım ve Yüksek Mahkemenin de re’sen gözeteceği sair hususlar nedeniyle;
1.Telafisi güç ve imkansız zararların doğacağı dikkate alınarak; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan Personel Genel Müdürlüğünün, 23.06.2010 tarih ve 1872/31131 sayılı işlemin yürütmesinin durdurularak, devamında iptali,
2 Bu işlemin dayanağını oluşturan Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 15.09.2009 tarih ve 2009/73 sayılı genelgesinin 10/b maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulmasını,
3. Davalı idarenin dava konusu işlem ve yönetmelik hükümlerinden doğacak zararlara ilişkin maddi ve manevi tazminat hakkımın nihai kararda saklı tutulmasını,
4. Yargılama giderlerinin davalı tarafa bırakılmasını saygıyla arz ve talep ederiz.
EKLER :
Müdür Rotasyonlarında Hukuk İhlalleri
Türk Eğitim Sen'den yapılan açıklama:Bugünlerde okul müdürlerine yapılacak rotasyon herkesin dilinde. Eğitimciler bu konuda farklı algılamalar, farklı değerlendirmeler içerisinde. Her yorum yapan, her konuşan sendikaların da kendi düşündükleri, kendi inandıkları gibi davranmasını istiyor. Hatta, bu konuda sendikalara tehditler bile geliyor.
Sendikaların her konuda herkesle aynı düşünmesi elbette mümkün değil. Bu olayı nereden değerlendirdiğinize bağlı bir durumdur. Rotasyon uygulamasını değerlendiren pek çok eğitim çalışanı, “müdürüm gitsin de, nasıl giderse gitsin”, bazıları, “Ben müdürümden memnunun, aman gitmesin, yeni gelen başıma bela olabilir.” Gibi değerlendirmeler yapmaktadır.
Demokratik kitle örgütü olarak sendikalar ise, olaya, şahsi, şahsi endişelerden kaynaklanan yorumlardan bakma hakkına sahip değildir. Sendikalar, müdürlerin de bir kamu çalışanı olduğundan hareketle, rotasyon uygulamasına, hak, hukuk, kazanılmış haklar ve insan hakları yönünden yaklaşmak ve buna göre karar vermek zorundadır. Bir kısım sendikaların da bu uygulamayı, kadrolarına yeni yerler açmak, kendisinden olmayanları tasfiye etmek düşüncesi ile desteklediği bütün eğitim çalışanlarının malumudur. Bugünlerde, rotasyona tabi okul müdürlerini gezen söz konusu yandaş sendikanın, “Bize üye olun, sizi koruyalım.” Sözleri ile, rotasyona tabi müdürlere çengel attıkları ve rotasyon tehditi ile yandaş oluşturma gayreti de sendikamıza gelen bilgiler arasındadır.
Bu sözlere az da olsa kanan ve çengele takılan müdürlerin varlığını da biliyoruz. Bu sözde sendika hep benzeri üslup ve metotları kullanarak üye yapmayı bir alışkanlık haline getirmiştir. Problemin sebebi olan, rotasyon uygulamasının baş aktörü olanların kendi oluşturdukları boz bulanık ortamdan nemalanmaya çalışması da onların seviyesizliğini bir kere daha gözler önüne sermiştir. Onların seviyesi bellidir de, bu çengele az da olsa takılanların seviyesini hesap etmek mümkün değildir. Az da olsa, dünyadan bi haber, mevzuattan bi haber bu kişilerin okul müdürü olması akıl alacak bir durum değildir. Bu tip müdürler ve il milli eğitim müdürlükleri sendikamız tarafından çok yakından takip edilmektedir. Yapılacak rotasyon uygulaması ve muhtemel suistimaller ve müsebbipleri asla göz ardı edilmeyecektir.
Türk Eğitim Sen olarak rotasyon uygulamasının mevcut haliyle yapılmasının çok ciddi hukuki problemlere ve kargaşaya sebep olacağını defalarca yazdık, muhataplarımızı uyardık, ancak MEB inadından dönmedi. Bir çok il mem rotasyon duyrusunu yaptı ve başvurular alınmaya başladı, bazı illerimizde başvurular sonuçlandı. Bir çok okul müdürü dava açmaya hazırlanıyor. Türk Eğitim Sen olarak hem yönetmeliğe hem de genelgeye iki dava açtık Yönetmeliğe açtığımız dava da yürütmeyi durdurma talebimiz ret edildi. Dava esastan görüşülmeye devem ediyor.
Burada dava açacak yöneticilere, uygulamadan sonra dava açmalarını ve dava dilekçelerinde yeni oluşacak gerekçeleri de kullanmalarını sağlık veriyoruz. Uygulamadan önce dava açan okul müdürleri, yeni oluşacak gerekçeler sebebiyle ikini bir dava açmak zorunda kalabilirler. Türk Eğitim Sen’in hem Genel Merkez avukatları hem de il avukatları açılacak davalara her türlü hukuki desteği verecektir. Türk Eğitim Sen’in genelgeye açtığı dava sebebiyle aynı mahiyette başka davalar açmak, boşuna masraf olacaktır. Bu sebeple, rotasyon uygulamasından sonra dava açmak daha akıllıca olacaktır. Nelere dava açılabilir?
1-5 yılın hesaplanma şekli tartışmalı bir konudur. 5 yılın nasıl hesap edileceği yönetmelikte değil, genelgede belirtilmiştir. 5 yıl hesabında yönetmeliğin yayım tarihi ilk gün olarak kabul edilebilir. MEB bunun tam tersini yapmıştır.
2-Geçici 1.madde göz ardı edilmiştir. Rotasyon Yönetmelik gereği resen yapılan bir uygulama olmasına rağmen, isteğe bağlı atama dönemi ile karıştırılmış ve kazanılmış haklar göz ardı edilmiştir. Mesela, ilgili genelge ile, branşı sınıf öğretmenliği olan 10-15 yıldır işitme engelliler ilk öğretim okulunda görev yapan bir okul müdüründen, mevcut yönetmeliğe uygun tayin isteğinde bulunması istenerek, diğer ilk öğretim okullarına tayin istemesi öngörülmektedir. Bu durum, kazanılmış haklar ilkesi ile örtüşmeyen, bir hak gaspıdır. Dolayısıyla, rotasyona tabi müdürlere Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 7 ve 8 inci Maddelerini dayatmak doğru değildir. Bu maddeler isteğe bağlı atama ve yer değiştirme döneminde başvurulacak ve istenecek maddelerdir.
3-Anadolu liselerinde çalışan bir okul müdürünün bir genel liseye verilmesi halinde ek ders kayıpları söz konusu olacaktır. Bu yeni durum, maddi kayıp oluşturması sebebiyle yargı tarafından dikkate alınacak öneme sahiptir. Bu duruma uyan diğer okul müdürleri de aynı gerekçeyi dava dilekçelerinde kullanabilecektir.
4-Tercihlerine atanamayan okul müdürleri bilgisayar kurasına tabi tutulması halinde, hiçbir objektif kritere uymayan bu atama usulüne karşı da dava açabilir.
5-Bilgisayar kurası sonucunda puanı düşük olan bir okul müdürü merkez ilçelerde veya puan itibariyle daha yüksek puanlı okullara, puanı daha yüksek olan okul müdürleri ise merkez ilçe dışındaki ilçelere veya daha düşük puan gerektiren okullara tayin olabilecektir. Böyle bir durum oluşması yargı tarafından ciddi ve telafisi mümkün olmayan bir sonuç olarak değerlendirilebilir.
6-Bazı illerimizde münhal olduğu halde duyuruya çıkarılmayan okullar bulunmaktadır. Bu konu daha önce yargıya taşınmış ve yargı atamaları iptal etmiştir. Böyle uygulamalar yapılan illerimizde, rotasyona tabi tutulan okul müdürleri için, bu durum, dava dilekçesinde yer vermesi gereken önemli bir gerekçedir.
7-Yönetmelikte ifade edilen, liyakat ve kariyer şartının hiç göz önüne alınması uygulamayı, yönetmeliğe aykırı bir uygulama durumuna düşürmektedir. Bilgisayar kurası hangi liyakat ve kariyer ölçüsüne göre yapılacaktır?
8-Rotasyon uygulamasında, eş durumu ve diğer özür durumlarının dikkate alınacağına dair bir hüküm, ne yönetmelikte ne de genelgede bulunmaktadır. Bu yapılacak işlemin iptali için önemli bir eksikliktir.
9-Okul müdürlüğü öğretmenlere ikinci görev olarak verilmektedir. Yani esas olan öğretmenliktir. Dolayısıyla, asıl işi öğretmenlik olan okul müdürlerine öğretmenlere yapılmayan bir uygulamayı dayatmak çifte standart bir uygulamadır ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, MEB’in mevzuatına da aykırıdır.
10-Okul müdürleri hiyerarşik sıralamada il milli eğitim müdürü, il mili eğitim müdür yardımcısı, şube müdürleri, ilçe milli eğitim müdüründen sonra gelmektedir. Diğer yöneticilere uygulanmayan bir sistemin, sadece okul müdürlerine uygulanması hiyerarşik yapı düşünüldüğünde hakkaniyetle bağdaşmamaktadır.
Rotasyona tabi tutulan ve dava açmak isteyen okul müdürleri yukarda belirttiğimiz gerekçeleri ve kendi bölgelerinde oluşacak diğer kusurlu iş ve işlemleri örnek gösterebilir. Bu gerekçeleri uzatmak mümkündür.
Türk Eğitim Sen Milli Eğitim Bakanlığını bu yamalı bohçaya benzeyen ve yukarda ifade ettiğimiz hukuki problemleri oluşturacak rotasyon ile ilgili olarak uyarmıştır. Uyarılarımızı dikkate almayan ve herkesin kabul edebileceği bir rotasyon yapmamak konusunda inat eden MEB’in, yönetmeliğine ve rotasyon genelgesine yönelik davalar sendikamız tarafından açılmıştır. Türk Eğitim Sen sorumlu sendikacılık gereği uyarı görevini yerine getirmiştir. Uygulama sonrasında da , uygulamadaki eksikliklere yönelik yüzlerce dava açılacağı bellidir. Bir sendikanın gazı ile hareket eden MEB ve Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU oluşabilecek kargaşanın tek sorumlusudur.
Başarılı pek çok okul müdürünün haksızlığa uğramasına sebep olabilecek ve KALDIR AT ROTASYONU olarak isimlendirilen bu uygulamayı ertelemek için hala vakit vardır. MEB’i aklı selime davet ediyoruz.